Yargıtay 8. Hukuk Dairesi     2018/15575 E.  ,  2020/4607 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 671 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 15/16 hisse oranında malik olduklarını, dava konusu taşınmaza davalı idarelerce park,bina ve yol yapımı şeklinde kamulaştırmasız olarak el atıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık 25.000,00-TL ecrimisil bedelinin dönem sonundan itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, vekil edenlerine karşı açılan davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacının taşınmazdan ne şekilde yararlandığını bildirmesi ve zararını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı DSİ vekili, davacının herhangi bir zararı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, öncelikle el atan davalı İdarenin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı İdarenin herhangi bir menfaat ve yararının olmadığını, kamulaştırmasız el atma olsa bile kamu yararı bulunduğundan kötü niyetten bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taraflar arasında Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/53 Esas ve 2016/296 Karar sayılı dosyasında görülen ve kesinleşen kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat dosyasına göre davalılardan Yıldırım Belediye Başkanlığının dava konusu yere el atması söz konusu olmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 671 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 15/16 hisse malikinin davacılar olduğu, dava konusu taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığı, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın sosyal tesis, park ve yol alanı olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazlar hakkında eldeki davacılar tarafından eldeki davalılar aleyhine 23/03/2010 tarihinde kamulaştırmasız el atma kaynaklanan tazminat davası açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 10.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup , taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir . Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olayda, Mahkemece, dava konusu taşınmazın sit alanında kaldığı arsa vasfında olup park amacıyla kullanıldığı, davacı tarafından benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, emsal kira sözleşmeleri de getirtilmediği taşınmazı kullanamamaktan doğan somut zararın belirlenemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma imkanı yoktur. Şöyle ki, kamulaştırma kararı alınmadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koyan idare haksız işgalci konumunda olup, kamulaştırmasız el koyma karşılığının tahsili talebiyle dava açılana kadar idarenin taşınmaza el atması haksız fiil niteliğindedir. Dava konusu taşınmazın davalılar tarafından sosyal tesis, park, otopark ve yol olarak kullanıldığı, bu kullanımdan dolayı davacıların maliki oldukları dava konusu taşınmazdan faydalanamadıkları dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda, Mahkemece, az yukarda da açıklanan ilkeler doğrultusunda, davalılar DSİ Genel Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesinin ayrı ayrı el attıkları yerler yönünden dava konusu yerin niteliği de göz önüne alınarak, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasının açılış tarihine kadar, ilk dönem olan 2009 yılı için belirlenen/belirlenecek ecrimisile sonraki dönemler için ÜFE artış oranlarının yansıtılması sonucu tespit edilen ecrimisilin her bir davalının sorumlu olacağı tutar ayrı ayrı olmak suretiyle karar altına alınması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay   Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir